23 Şubat 2014 Pazar

KESME ÇORBA

Bir süredir bizim evde sık sık pişen bir çorbayı sizlerle de paylaşmak istedim. Bizim damak tadımıza pek bir uydu.  Tadanlar mutlaka tarifini istediler. Hem kolay hem lezzetli bir çorba. Köfte fikri bu son yapışımızda akla gelip eklendi. Yanlış anlaşılmasın köftesiz de gayet güzeldi. Ama biz bazen ufak tefek değişiklikler ile hep aynı yemekleri yemememiş olmayı seviyoruz.
Deneyin memnun kalacaksınız.
bu arada tarifleri Facebookdan takip etmek isteyenlere adresim; https://www.facebook.com/Tarifkupu?ref=hl

Tarif Annemden:)
MALZEMELER
1,5 su bardağı domates püresi
1 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı tereyağı
5 su bardağı sıcak su
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 su bardağı kare erişte
100 gr kıyma
2 çorba kaşığı ince bulgur
Tuz,karabiber,pulbiber,nane

Köfte için; Kıyma, bulgur, dilediğimiz baharat(karabiber, pulbiber vs) ve tuz ile yoğurup nohut büyüklüğünde köfteler yapalım.
Domates püresi ve unu birlikte çırpalım.
Tereyağını tenceredeeritip domatesli unu ilave edip kavuralım.
Karabiber, pulbiber, tuz, nane ilave edip karıştıralım.
Sıcak suyu da katıp kaynamaya bırakalım.
Çorba fokurdamaya başlayınca nohut, köfte ve erişteleri ekleyelim. Bir iki taşım kaynatıp çorbanın altını kapatalım.
Afiyet olsun.

18 Şubat 2014 Salı

ÇEŞNİLİ VE MEYVELİ DİLİMLER

İşyerinde tüketebileceğiniz sağlıklı bir atıştırmalık tarifi ile geldim bugün. Güzel fikir değil mi? Sadece minik canavarların tatlı krizi tutmaz. Bazen biz yetişkinler de abur cubur isteriz. Çoğu zaman kendimizi frenleyebilsek de bazen yenik düşeriz ve yuvarlayıveririz birkaç gofret, çikolata veya bisküviyi.. Ben de bu aralar artan bu tatlı ihtiyacımı sağlıklı bir ara öğüne dönüştürmek için bol meyveli bir bar yaptım. İçeriği kişisel zevke göre değişebilir. Orjinal tarifde erik kurusu vardı mesela. Ama benim evde erik ve armut kurusu olmayınca ben de o eksikliği kayısı, incir kurusu ile tamamladım. Ben, memnun kaldım sonuç olarak.
Bunun dışında tarifde yaptığım bir diğer değişiklik şeker miktarında oldu. Ama sizin için orjinal ölçüleri vereceğim.
MALZEMELER
9O gr(7 yemek kaşığı) margarin(Ben becel zeytinyağlı kullandım)
75 gr (1 su bardağı) şeker
1 adet yumurtanın sarısı
115 gr (1 cup) tam buğday unu
30 ml (2 yemek kaşığı) kendinden kabaran un*
30 ml(2 yemek kaşığı) hindistan cevizi
MEYVELİ KISIM
2 yemek kaşığı yıkanıp kıyılmış kuru erik
2 yemek kaşığı yıkanıp kıyılmış kuruzüm
1/2 cup kaşığı yıkanıp kıyılmış armut kurusu
1 cup rendelenmiş havuç
1 adet çırpılmış yumurta
5 yemek kaşığı sıvıyağ
1 çay kaşığı karbonat
1/2 cup kahverengi şeker(Şekeri azaltıp pekmez de ekleyebilirsiniz. Ben öyle yaptım.)
1/4 cup ince kıyılmış ceviz/ fındık
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay kaşığı toz zencefil
1/4 su bardağı kendinden kabaran un*
Üzerine;Pudra şekeri
* Kendinden kabaran un; 115 gr una 1 tatlı kaşığı kabartma tozu eklenerek elde edilir. Hazır satılanıda varmış ama ben bulamadım. Sade kek unu da  bence aynı şey. O da kullanılabilir.

20*20 cm lik bir fırın kabını yağlı kağıt ile kaplayıp bir kenara ayıralım.
Fırını 180 derecede ısıtmaya başlayalım.
Geniş bir karıştırma kabında margarini yumurta sarısını ve şekeri mikser ile krema kıvamına gelene dek çırpalım.
Unları ve hindistan cevizini ekleyelim ve iyice karıştıralım.
Hamurumuzu tepsiye düzgün bir şekilde yayalım.
Hamurun üzerine çatal ile birkaç yerden delikler açıp fırında hafifçe kızarana dek 10 dakika pişirelim.
Meyveli kısım için tüm malzemeleri karıştırıp tamamen homojen bir yapıya kavuşturmak için elimiz ile yoğuralım.
Fırından çıkan yarı pişmiş bisküvilerin üzerine üst harcı yayıp tekrar fırında 30 dakika pişirelim.
Kareler halinde keseden önce tepside tamamen soğumasını bekleyelim.
Servisden önce üzerine pudra şekeri serpelim.
TARİF;Dünyanın En Güzel Kurabiyeleri kitabımdan alınmıştır.
Afiyet olsun.

18 Ocak 2014 Cumartesi

ÇİKOLATALI VOLKAN

Yapıp da yayınlayamadığım bir tarif var bugün. Bende bir üşengeçlik bir rehavet var ki hiç sormayın. Bu sene kış beni iyice uyuşturdu. Önce uzun bir süre grip ile boğuştum. Ardından çok önceden planlamış olduğum geziler... Gelir gelmez planlı arkadaş ziyaretleri... Ve yine günlük hayatın koşuşturması. Şöyle dönüp geriye baktığımda hiç bir şey yapılmamış hissi. Ama günler bir şekilde dolu dolu da geçiyor. İşte böyle haller içinde yaptığım tarifleri sadece bir klasöre ismi ile atıp bekletim bunca zaman.
Silkinme ve bloğumla tekrar haşır neşir olma vakti şimdi ise. Belki farkettiniz. Bloğumun sağ tarafında artık bir "Facebook" sekmesi var on gündür. Artık tariflerimi oradan da izleyebilecek, benimle iletişime geçebileceksiniz. Ben de sizlerle tabiiii:)
Tarife gelince bu aralar elimden düşmeyen kitabım "Beyaz Fırından Yeni Çıkmış Kurabiyeler" kitabımdan yine.
Ölçü tablosu;
Su bardağı=240 ml cup ölçüsü
Yemek kaşığı=15ml tbps ölçüsü
MALZEMELER
22O gr un(2 su bardağından 2 yemek kaşığı eksik)
70 gr pudra şekeri (1/2 su bardağı)
50 gr bitter çikolata
150 gr oda sıcaklığında tereyağı (3/4 su bardağı)
2 adet yumurta sarısı
1 adet yumurta akı
120 gr  şeker(1/2 su bardağı + 2 yemek kaşığı)

Fırını 160-165 dereceye ayarlayıp ısıtalım.
Fırın tepsisine çok hafif yağ sürüp unlayıp hazırlayalım.
Çikolatayı Benmari eritelim.
Un ve pudra şekerini eleyip tereyağını ilave edelim. Bir güzel karıştıralım.
Yumurta sarılarını tek tek ilave edip her seferinde karışıma yedirmek için karıştıralım.
Hamuru çikolatayı da ilave edip 1-2 dakika yoğuralım.
Hamura rulo şeklini verip streç folyoya sarıp buzdolabında 1 saat dinlendirelim.
Süre sonunda hamurun her tarafını yumurta sarısı sürüp şekere bulayalım.
Buzdolabında 20-25 dakika daha bekletip 1 cm kalınlığında dilimleyelim.
Kurabiye hamurlarını fırın tepsisine aralıklı olarak dizelim ve 20 dakika pişirelim.
Fırından çıkan kurabiyeleri soğumaya bırakalım. Bu aşama çok önemli. Çünkü kurabiyeler fırından çıktığı sırada çok kırılgan oluyor.
Afiyet olsun.

17 Ocak 2014 Cuma

PANCARLI ARPA ŞEHRİYE SALATASI

Uzun bir aradan sonra merhaba. Özlenilmiş olmayı ümit ederek hafta sonu arkadaşımın oğluşunun doğum günü için yaptığım salatayı paylaşmak istiyorum sizlerle. Salata deneyenler tarafından çok beğenildi ve tarif defterlerine eklendi bile. Ben de boş durmadım çok güzel limonlu bir pasta tarifi aldım sizler için. En kısa zamanda yapıp yayınlamayı düşünüyorum.
Tarife gelince sevgili Suzan'dan aldım tarifi. Ama yine dayanamayıp bir iki ekleme de ben yaptım. Sizce daha farklı eklemeler de olabilir. Eğer ilginç bir tat bulursanız benimlede paylaşırsanız sevinirim :)
 MALZEMELER:
3 su bardağı şehriye
1 kutu konserve mısır
4-5 adet haşlanmış kırmızı pancar
7-8 adet kornişon turşu
1/2 demet dereotu
1 adet limonun suyu
4-5 yemek kaşığı zeytin yağı
1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz
Tuz
Pilav tenceresinde 1-2 kaşık sıvı yağda şehriyenin 1/3'ünü rengi koyulaşıp dönene kadar kavuralım.  Kalan şehriyeleri de ilave edip 6 su bardağı sıcak su ekleyip şehriyeleri pilav yapar gibi pişirelim. Bu arada tuzunu ilave etmeyi unutmayalım. 
Pişen şehriyeyi tahta bir kaşık ile karıştırarak hem harını alalım, hemde yapışmasını engelleyelim.
Ilıyan şehriyeye, minik küpler halinde doğranmış kırmızı pancarı ve kornişon turşusunu ilave edelim.
Ardından ince kıyılmış dereotu, ceviz, mısır konservesini de ilave edelim.
En son limon suyu ve tuzu (Şehriyelere eklediğimiz tuzu unutmayalım) ve zeytinyağını katıp salatayı karıştıralım.
Pancarların salatanın rengini değiştirmesini istemiyorsanız benim gibi en son ilave edip çok az karıştırabilrsiniz.
 Afiyet olsun.......

27 Kasım 2013 Çarşamba

HİNDİSTAN CEVİZLİ KURABİYE

 Çok hafif ve lezzetli bir kurabiye yine. İçi de dışı da hindistan cevizli üstelik. 
Malzemeler de her evde olan, kolay ulaşılır ise denememeniz için hiç bir sebep de yok üstelik.

Tarif"Beyaz Fırından Yeni Çıkmış Kurabiyeler" kitabından.

MALZEMELER (25 adet)
1 yumurta(55-60 gr)
1su bardağı + 1 çorba kaşığı toz şeker (110 gr.)
½ tatlı kaşığı vanilya özütü
125 gram tereyağı
2 çorba kaşığı bal
2 su bardağı + 1 çorba kaşığı (225 gr)un
3 yemek kaşığı(45 gr) hindistan cevizi
1 paket kabartma tozu

ÜZERİ İÇİN;
1 çay bardağı hindistan cevizi
Tereyağı ve şekeri çırpıp vanilyayı da ekleyelim.
Yumurtayı ilave edip yedirelim.
Balı ve hindistan cevizini ilave edip karıştıralım.
Un ve kabartma tozunu  eleyip ele yapışmayan bir hamur elde edene dek yoğuralım.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparalım. Yuvarlakları bir kaseye aktardığımız bir çay bardağı hindistan cevizinin içine atıp yuvarlayarak her tarafının hindistan cevizi ile bulanmasını sağlayalım.
Kurabiyeleri yağlı kağıt serip un elediğimiz fırın tepsisine dizelim ve 155-160 derecede önceden ısıtılmış fırında 12 dakika kurabiyeler çatlayıp üzerleri kızarana dek pişirelim.
Afiyet olsun.

14 Kasım 2013 Perşembe

GINITLI ÇORBA

Erzurum yöresinden bir çorba var bu kez menüde. Orjinal tarifinde erişte tze olarak yapılıyor ve kare kare kesilip çorbaya ekleniyor. Taze eriştenin hamuru için ise; un, su ve tuz ile ele yapışmayan bir hamur yoğruluyor. Hamur biraz dinlendiriliyor. Hamur oklava ile açıldıktan sonra, mantı keser gibi karelere ayrılıyor (ama daha küçük karelere).
Ben biraz kolay işi yapıyorum:) Hazır anneanne eriştesi kullandığım için ise içim rahat. Tek fark şekil olarak benim çorbada kare erişteler olmuyor. Gerçi bu sene sipariş verdim. Minik kare eriştelerim yakında elime ulaşacak.  
Bunun dışında aslında bu çorba bir yoğurtlu çorba. Ben kendimce damak tadıma göre bazı değişiklikler yaptım. Mesela gınıtlar asıl tarifte kızartılıp çorbaya ekleniyor direkt. Ama bu şekilde çorba ertesi güne kalınca gınıtlar şişip yumuşuyor ve benim o çok sevdiğim kıtırlıklarını kaybediyor. Ben tarifte kendi yaptığım gibi aktaracağım sizlere. Ama orjinali denemek isteyenler varsa naneyi yine gınıtlar ile yakıp çorbaya ekleyebilir. 
MALZEMELER
Gınıt için,
1 su bardağı un
Su
Tuz
1 tatlı kaşığı tereyağı
Çorba için;
1 kase yoğurt
1 adet yumurta
1,5 kase erişte
2,5 lt sıcak su
Nane, Tuz, Pulbiber, Reyhan
1 yemek kaşığı tereyağı 
Gınıt için, bir tabağa unu alalım. İçine tuz ve tereyağını alıp suyu azar azar ekleyerek ele yapışmayan bir hamur elde edene dek yoğuralım.
Hamuru 10 dakika dinlendirip cevizden biraz büyük bezelere ayıralım. Her bir bezeyi elimiz ile yuvarlayıp uzatalım. Bir bıçak yardımı ile minik minik keselim.  
Tavaya yağı alıp kızdıralım ve gınıtları önlü arkalı kızartalım.
**İşte  bu aşamada orjinal tarifte yemeğin tüm baharatı eklenip çorbaya katılıyor. Ama ben kase başı hesaplayıp o kadarını ekliyorum çorbaya. Kalan gınıtları bir kavanoza aıyorum. Emin olun daha lezzetli oluyor.
Hatta gınıtı bolca yapıp kızartıp derin dondurucuya bile atıyorum. Her seferinde gınıtla uğraşmıyorum böylece:)
Çorba için; Sıcak suyu derin bir tencereye alalım. Erişteleri ekleyip ara sıra karıştırarak pişirelim.
Ayrı bir yerde yoğurt ve yumurtayı karıştıralım.
Pişen eriştelerin suyundan bir kepçe alıp yoğurda ekleyelim. bu sayede yoğurt ılıyacak ve çorbaya ekler iken kesilmeyecek yoğurt.
Ilıyan yumurtalı yoğurdu erişteli suya ekleyip sürekli karıştırarak bir taşım kaynatalım.
Servis için çorbaları kaselere bölüştürelim. Gınıtları da üzerlerine gezdirelim.
Afiyet olsun.

NAR EKŞİLİ PIRASA

Şimdi bu da nereden mi çıktı? Tabi ki egeden. Denizlili bir arkadaşıma akşam yemeğine gittiğimde tattım ilk olarak. Annem de ben de çok severek yedik. Ardından tarif alındı tabi ki. Aslında çok alengirli bir tarif değil. Pırasa zeytinyağlı pırasa pişirir gibi pişirilip ılıyınca üzerine nar ekşisi gezdiriliyor. Minicik bir dokunuş ile pırasa harika bir lezzete dönüşüyor. Zaten çok sevdiğim bir sebzedir. Sık sık yapar yerim. Bu haline ise bayılıyorum. Nar ekşisinin tatlı-ekşi rahiyası çok yakışıyor pırasaya.
Hazır konu pırasa iken bir kaç ipucu da vereyim. Malum yapımı çok kolay gibi görünse de kıvamı tutturması zor  bir yemektir. Hele mutfakta yeniler için.
Pırasa seçerken  dikkat edilecek tek nokta kabukların kalın olmaması. Ben genelde köylülerden tazecik ve ince olanlarından alırım. Pazarda etrafa şöyle bir bakıın. Kimin önünde sebze meyve çok az 1-2 sepet ise o kendi tarlasından almıştır:) Bu da benden bir tiyo.
Pırasa yemeği mutlaka dinlendirilmeli. Ben 24 saat dinlenmiş pırasa yemeğini hiç bir şeye değişmem.
Bir de yeni öğrendiğim bir metot. Pişirirken pırasaların üzerine yağlı kağıt sermek. Yağlı kağıt pırasaların dağılmasını önlüyormuş. Ben denemedim. Ama ilk fırsatta deneyip fotoğraflayacağım. Bu sayede sunum daha bir güzel olacaktır eminim.

Yağlı kağıdı tecereye uygun kesmek için ise tencere kapağından yararlanarak yapılıyor.
Son olarak Arnavutların pırasa için söyledikleri bu söz çok hoşuma gittiği için sizlerle de paylaşmak istiyorum.
"Paaasa olsa yemem" demiş Arnavut.....Şimdiden kolay gelsin.
MALZEMELER
500 gr pırasa
2 adet orta boy havuç
3 yemek kaşığı nar ekşisi
1 çay bardağı zeytinyağı
1 adet küp şeker
2 yemek kaşığı pirinç
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı biber salçası
1,5-2 su bardağı su
Karabiber, pul biber,tuz

Pırasaları ve havuçları ayıklayarak doğrayalım (pırasaların ilk katlarını mutlaka soyun).
Tencereye zeytinyağını alıp kızdıralım. Yemeklik doğradığımız soğanı atıp ölene dek ara sıra karıştırarak kavuralım. Havuçları ekleyip bir dakika daha kavuralım. Salçayıda ekleyip bir iki karıştırıp kavurmaya devam edelim.
Pırasaları havuçlara ekleyip tüm malzemeleri 1 dakika daha kavuralım.
Tuz,karabibe, pul biber, şekeri ekleyip ocağın altını kıstıktan sonra tencereninde kapağını kapatıp pırasalar suyunu salana dek pişirelim.
Pirinci yıkayıp südürelim.
Suyunu salan pırasaların(Bu arada rengide hafif dönmüş olacak) ortasını havuz gibi açıp pirinci oluşan bu havuza ekleyelim.
Pırasaların saldığı suya göre su ilave edelim. Suet olsun.yun pırasaların üzerini geçmemesine dikkat edelim.
Ocağın altını açıp pırasanın suyunu kaynamasını sağlayalım. Ardından ocağı kısıp yaklaşık 20 dakika pırasaları pişirelim.
Ilıyan pırasaya nar ekşisini gezdirelim.
Ben pırasayı ılık olarak severim. Ama siz soğuk seviyor iseniz o şekilde servis edin.
Afiyet olsun.

13 Kasım 2013 Çarşamba

AŞURE




Aşure, diğer bir adı tufan yemeği veya  şükran çorbası….Adı her ne olursa olsun kültürümüzün bir parçası. Çok eski bir anadolu geleneği.  
Pişiriliş şekli ve içindeki malzemeler ile yöresel olarak farklılıklar gösterir. Içine 7 çeşit koyulur diyen de olur, 41 çeşit olmazsa olmaz diyenlerde. Benim 250 çeşit imiş içindekiler diye de duymuşluğum var. Biraz  abartı bir rakam Kabul ediyorum. Rivayet olma ihtimali çok.
Önemli olan aslında sadece paylaşmak. Paylaşmanın hazzını yaşamak. Bir diğer anlamı ise evlere getirdiğine inanılan bolluk ve bereket.
Bizim oralarda evinde kızı olan her ev muhakkak yapıp en az 7 haneye dağıtır. Bu da bizim inancımız. Sizin için anlamı ne?
MALZEMELER
2 su bardağı buğday
1 su bardağı nohut
1 su bardağı kuru Fasulye
2 yemek kaşığı pirinç
200 gr kuru Üzüm
100 gr kuş üzümü
100 gr kuru İncir
100 gr kuru Kayısı
100 gr dut kurusu
100 gr fıstık
2 su bardağı şeker
2 adet çubuk tarçın
5-6 adet karanfil
1 çay bardağı portakal çiçeği suyu(var ise)
1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi(Kabuğun altındaki beyaz kısımlar acılık vereceği için bu kısımların rendelenmediğinden emin olalım.)
2 adet ekşi elma
15-20 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz
Üzeri için;
Çekilmiş ceviz içi, badem,fındık, tarçın, nar taneleri
İstenir ise; Hindistan cevizi, kiraz şekerlemesi

Buğdayı bir gece önceden üzerini geçecek kadar  su ile bir taşım kaynatıp kendi suyunda bir gece bekletelim.
Kuru fasulye, nohut ve üzümü yıkayıp ayrı kaplarda bir gece önceden ıslatalım.
Ertesi gün buğdayı süzüp büyük bir çelik tencereye aktaralım.

15 su bardağı su ekleyip kısık ateşte kaynatalım. Buğday ve diğer baklagiller ne kadar kısık ateşte pişer ise kıvamı kokadar açılıp helmelenecektir.
Buğdayın üzerinde biriken köpüğü bir kevgirle alıp tencerenin kapağını kapatalım ve buğdaylar patlayıp yumuşayana kadar kaynatalım. Orta ateşte buğdaylar ortalama 1,5 -2 saatte açılırlar.
Fasulye ve nohutu süzüp ayrı kaplarda haşlayalım.
Buğdayın suyu un çorbası kıvamına gelmek üzereyken nohut ve kuru fasulyeyi ekleyelim. Koyulaşmaya başlayana kadar iyice kaynatalım.
Ardından sırasıyla fıstık, kuru üzüm, ince kıyılmış kuru kayısıyı ve rendelenmiş portakal kabuklarını ekleyip karıştıralım.
Bir kaç taşım kaynatalım.

Karanfillerin kafalarını ezelim vebuğdaya ekleyelim.
Ayrıca 5 er avuç ceviz içi(dövülmüş)fındık,soyulmuş badem ekleyelim.
Bir müddet daha kıvamlanması için aşureyi kaynatalım. bu arada aşureyi sürekli karıştırmayı unutmayalım ki dibi tutmasın.
ardından kuru meyveleri minik minik doğrayarak (12 adet kuru kayısı,10 adet kuru incir,5 avuç kuş üzümü,3 avuç kuru üzümü ekleyip son olarak da tarçın çubuklarını ekleyip karıştırmaya devam edelim.
aşure piştikçe suyu azalacaktır. Kıvamını çok da cıvık yapmadan ara sıra sıcak su ekleyelim. 
Şimdide eğer var ise portakal kabuğunu ve tuzu ekleyelim.
 Finalde şekeri ekleyip karıştırmaya devam edelim. Ardından portakal çiçeği suyu var ise ekleyip eğer şeker az gelmiş ise ayarlayalım.(Aşure piştikten sonra şeker tadı bir miktar azalır. Tadı bunu düşünerek ayarlayalım.)Şekeri ayarladıktan sonra aşureyi ocaktan indirmeden kabuklarını soyup küp küp doğradığımız elmaları da ekleyip aşureyi ocaktan alalım.
(Kıvamını koyu tutulmak istenir ise bir çay kaşığının ucuyla aldığımız çok az buğday nişastasını 2 yemek kaşığı gül suyunda eriterek aşureye ekleyelim ve 1 - 2 dakika daha kaynatalım.)
Aşure piştikten sonra sıcakken kaselere boşaltalım. Kepçeye aşureyi diplere daldırarak ve tencereyi karıştırarak alalımki tüm malzemeler eşit olarak tüm kaplara dağılsın.
Soğuyunca üzerini ceviz içi, antep fıstığı, kuş üzümü, tarçın ve nar taneleri ile süsleyerek servis yapın.
Not: Bir yanda sıcak suyu her daim hazır bulundurun. Çünkü koyulaştıkça ekstradan su eklemek gerekebilir.

Ben bu mevsimdeki portakalın kabuğu acı olduğu için eklemedim.Daha bir tatlanığı zaman eklenir ise çok güzel bir rahia verir.
Aşure sıcak iken süslenir ise aşure kaymaklanmayacağı için tüm üst malzemeler dibe çöker.

Bereketi bol olsun. Afiyet Olsun...

3 Kasım 2013 Pazar

DÖRT ÇİKOLATALI KEK

Şöyle bol çikolatalı ve yaş bir kek yapacağımı düşünürken hafif nemli bir kek yaptım. Hayal kırıklığına mı uğradım? Hayır elbette.
Kek gerçekten muhteşem. Nette gezinirken gördüm. Orjinal adı"Quadruple Chocolate Loaf Cake" Anlayacağınız gibi ispanyol menşeili bir kek. Bol çikolatalı olması benim ilgimi çekmesi için yeterli apımı bir keke göre ilginç. Mayalı hamur yapar gibi kek yapıyorsunuz. Ama içiniz rahat olsun. Malzemeleriniz israf olmayacak. 
Tarif için tık tık.
MALZEMELER
KEK İÇİN:
1+ 2/3 cup un
1/2 çay kaşığı kabartma tozu
1/4 cup kakao
1+ 1/3 cup şeker
170 gr tuzsuz tereyağı
2 yumurta
1 yemek kaşığı vanilya özütü
1/3 cup ekşi krema(sour cream)
1/2 cup kaynar su
1 cup bitter çikolata(%70 kakao aranlı)
ŞURUBU İÇİN:
1 çay kaşığı kakao
1/2 cup su
1/2 cup şeker
Tüm malzemeleri oda sıcaklığına getirelim.
Çikolatalarıir bıçak yardımı ile kazıyalım.
ÜZERİNE; 40 gr bitter çikolata rendesi
Öncelikle tüm malzemeleri oda sıcaklığına gelmeleri için buz dolabından çıkartıp bir müddet bekletelim.
Katı malzemeleri,Un,Kabartma tozu,Kakaoyu ayrı bir yerde karıştıralım.
Fırını 170 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Unlu karışımın ortasını açalım ve yumurta, vanilya özütü, ekşi krema ,tereyağını alalım. Tel bir çırpıcı ile tüm malzemeleri karıştıralım.
Kaynar suyu yavaş yavaş ilave edelim. Bu aşamada spatula kullanarak kaynar suyu hamura yedirelim. Çikolata parçalarını da ekleyip hamura iyice yedirelim.
Baton bir kek kalıbının (20 cm.lik bir yuvarlak kalıba veya küçük boy ortası delik bir kek kalıbı da olur) tabanını tereyağ ıle yağlayıp unladıktan sonra kamuru dökelim.
Kalıbı fırına verip 50-60 dakika pişirelim.
Kek fırından çıkmadan önce sosu hazırlayaım. Bunun için tüm malzemeleri bir sos tenceresine alıp kısık ateşte yavaş yavaş karıştırarak özleştirelim. Ocağın altını biraz açıp sosu 5 dakika boyunca kaynatıp kalınlaştıralım.
Fırından çıkan sıcak keke şurubu dökelim ve soğuyunca dördüncü ve son çikolatayı yani taşal haline getirilmiş çikolata parçalarını serpelim.
Afiyet olsun.